Olyapole

İndirim!

32,00


Arka Kapak

Şiir idrak edilenin sınır dışına vurulan kanattır. İnsan şuurunun anlam havzasından taşan ve anlaşılmaktan ziyade duyumsanmaya ayarlı bir cihet taşır. Şiir; örülmüş saçlarını yazıdan çok müziğe kenetler. Bu kenetlenen çentik bir doru tay ve kızgın nal kadar ebedîdir. Şiir potansiyel olarak bir nükleer başlık kadar güçlüdür. Aklımıza gelebilecek her endüstriden daha güçlü bir potansiyeldir bu bahsettiğim.

Size bir sır: Büyük şairleri okumak fazla sıkıcıdır. Şiirin hayata temas edenine az rastlanır. Bir tebessüm bile yaratmaz çoğu… Bana üniversite yıllarımda şiir getirenler olmuştur. Sorarlar “Şiiri nasıl buldun?” Ne yazık ki zor buldum derim onlara. Bu benim harika, şair olduğum manasına gelmez. Ben çok iyi değilim ama onlar fazlasıyla kötü. Onlara şunu söylerim: “Bir pire karşıdan karşıya geçer.” Hadi bundan bir şiir yaratın derim. Bundan şiir olmaz derler genelde. Basit bir şeyi dâhiyane bir şekilde anlatmaktır aslolan sakat mısralar yazmak değil oysa… Örneğin kendi şiir tanımını yapamayan şairler var çevremde. Gülerim onlara arada da gülüşüm sızlamaz değil hani. Şiir hapşıracağı yere çığlık atmak gibidir. Örneğin büyük şairler… Onları okurum sonra “Bunca adamı özel yapan şey nedir?” derim. Bazen çarpık gramerle dans edenler de vardır ama yeterince özel değil. Biz hala o büyük adamı bekliyoruz. Bir Antichrist (Deccal) edasında bu saçma inançları özel yapan şeyi putsavar dizelerle yıkacak adamı. Bukowski’nin dediği sözü evrensel edebiyata uyarlarsak: Ölü bir Yunan tanrısından daha fazla önemsenmesi gereken şeyin, yaşayan dünya ayyaşları olduğunu ispat edecek birisi hala beklenmektedir.

Hayata temas eden ve umursamaz. Kendini ciddiye almayan fakat gerçekleri anlatmak için yalan söyleyen bir şiir. Şiir kendimizi güncelleme vasıtası ve en baştan varoluşumuzu tanımlama şansına neden olmazsa; bir hiçtir.

Öyleyse:

Orada bir gölgesine yaslanan mı var?

Orada cennetten seslenen mi var?

Orada; tam senin gözlerinde

Cehennemden alev gözleri ıslanan mı var?

Gözlerin esrarlı anın mabedi

Gözlerin, ısrarlı, şanın ebedi

Gözlerin, fasih Farsça’dan bedi

Gözlerin ve ruhun bana söyledi…

Stokta kalmasa da sipariş verilebilir

Stok kodu: 9786257458061 Kategoriler: , , , , ,

Açıklama

Şiir idrak edilenin sınır dışına vurulan kanattır. İnsan şuurunun anlam havzasından taşan ve anlaşılmaktan ziyade duyumsanmaya ayarlı bir cihet taşır. Şiir; örülmüş saçlarını yazıdan çok müziğe kenetler. Bu kenetlenen çentik bir doru tay ve kızgın nal kadar ebedîdir. Şiir potansiyel olarak bir nükleer başlık kadar güçlüdür. Aklımıza gelebilecek her endüstriden daha güçlü bir potansiyeldir bu bahsettiğim.

Size bir sır: Büyük şairleri okumak fazla sıkıcıdır. Şiirin hayata temas edenine az rastlanır. Bir tebessüm bile yaratmaz çoğu… Bana üniversite yıllarımda şiir getirenler olmuştur. Sorarlar “Şiiri nasıl buldun?” Ne yazık ki zor buldum derim onlara. Bu benim harika, şair olduğum manasına gelmez. Ben çok iyi değilim ama onlar fazlasıyla kötü. Onlara şunu söylerim: “Bir pire karşıdan karşıya geçer.” Hadi bundan bir şiir yaratın derim. Bundan şiir olmaz derler genelde. Basit bir şeyi dâhiyane bir şekilde anlatmaktır aslolan sakat mısralar yazmak değil oysa… Örneğin kendi şiir tanımını yapamayan şairler var çevremde. Gülerim onlara arada da gülüşüm sızlamaz değil hani. Şiir hapşıracağı yere çığlık atmak gibidir. Örneğin büyük şairler… Onları okurum sonra “Bunca adamı özel yapan şey nedir?” derim. Bazen çarpık gramerle dans edenler de vardır ama yeterince özel değil. Biz hala o büyük adamı bekliyoruz. Bir Antichrist (Deccal) edasında bu saçma inançları özel yapan şeyi putsavar dizelerle yıkacak adamı. Bukowski’nin dediği sözü evrensel edebiyata uyarlarsak: Ölü bir Yunan tanrısından daha fazla önemsenmesi gereken şeyin, yaşayan dünya ayyaşları olduğunu ispat edecek birisi hala beklenmektedir.

Hayata temas eden ve umursamaz. Kendini ciddiye almayan fakat gerçekleri anlatmak için yalan söyleyen bir şiir. Şiir kendimizi güncelleme vasıtası ve en baştan varoluşumuzu tanımlama şansına neden olmazsa; bir hiçtir.

Öyleyse:

Orada bir gölgesine yaslanan mı var?

Orada cennetten seslenen mi var?

Orada; tam senin gözlerinde

Cehennemden alev gözleri ıslanan mı var?

Gözlerin esrarlı anın mabedi

Gözlerin, ısrarlı, şanın ebedi

Gözlerin, fasih Farsça’dan bedi

Gözlerin ve ruhun bana söyledi…

Kitap Detayları

Basım Dili

Türkçe

Basım Tarihi

Ekim 2021

Basım Yeri

Ankara

En - Boy

13,5×19,5

ISBN

978-625-74580-6-1

Kağıt Cinsi

60 GR İthal Kitap Kağıdı, 70 GR İthal Kitap Kağıdı

Sayfa Sayısı

452

Yazar

Hasan Safer